
Ondan ala çiçek yoktu, halamın çiçekler ilahisindeki çiğdemden.
Halamın boynu lale gibi eğriydi.
Al baharlı mavi dağlar derken ela gözlerindeki hüzün koyulaşırdı.
Sümbül der ki boyum uzun yapraklarım düzüm düzüm...derken yüzü bahçesindeki o ulu ceviz ağacının yapraklarına benzerdi.
Halam dedemlerin ilk çocuğu.
Babam üçüncüsü.
Yunus ilahileri söylerken ağlar, gözlerini bervaniğiyle silerdi.
Bervaniğinde de türlü çiçekler...
Eşi Ahmet ağbi berberdi, kırkdördünde kalp krizinden gitti.
Evlenmedi, beş çocuğunu yokluk içinde büyüttü, öleceği anı önceden söyledi, 'babamın yanına gömün beni' dedi.
Eski Malatya'da Ali Baba türbesinin karşısında yatan dedemin sağına gömdüler. Solunda babaannem.
Şimdi mezarında çiçekler...Bir çiğdem görmüştüm martın ilk günlerinde bir gidişimde.
En çok çiğdemi severdi.
Dedemin en ala kızıydı o.
Yiğit başına bela mıydı bilmiyorum, onun yiğidi, adı her anıldığında cezbeye düşerek, anam babam sana feda olsun dediği Resulullahtı.
|